
Fiber internet fiyatları artan altyapı maliyetleri nedeniyle ikiye katlanabilir
Fiber internet fiyatları , küresel telekomünikasyon sektörünün en sıcak gündem maddelerinden biri haline gelmiş durumda. Birleşik Krallık’ta şu anda aylık 25 sterlin seviyesinde sunulan geniş bant paketlerinin, önümüzdeki aylarda 45 sterlin bandına kadar yükselebileceği konuşuluyor. Giriş seviyesi internet faturaları ortalama 31 sterlin civarında sabitlenmiş gibi görünse de, perde arkasında özellikle alternatif ağ sağlayıcıları büyük bir finansal baskıyla mücadele ediyor. Firmalar, yeni abone kazanmak adına piyasaya sürdükleri 25 sterlinlik cazip paketlerin her birinden zarar ediyor. Bağlantı başına düşen gerçek operasyonel giderler, bu fiyatların çok daha üzerinde seyrediyor.
Alternatif Ağ Sağlayıcıları Zarar Ediyor
PointTopic araştırma şirketinin yayımladığı son pazar analizi, mevcut fiyatlandırma stratejilerinin sürdürülebilir olmadığını net bir biçimde ortaya koyuyor. Kıdemli analist Veronica Speiser, ayakta kalabilmeleri için küçük ve orta ölçekli sağlayıcıların kullanıcı başına elde ettikleri aylık ortalama geliri 40 ila 45 sterlin aralığına çekmek zorunda kalacaklarını vurguluyor. Bugün itibarıyla alternatif işletmeciler abone başına 25 ile 35 sterlin arasında bir gelir elde ederken, pazara hakim daha büyük operatörlerde bu aralık 30 ila 50 sterlin bandında geziniyor. Mevcut indirimli fiyatlar, aslında küçük oyuncuları geçici olarak ayakta tutan bir tür sübvansiyon işlevi görüyor. Ancak bu durumun daha fazla devam etmesi mümkün değil.
Abone Büyüme Hızı Maliyetleri Karşılamıyor
Birleşik Krallık’ta 2025’in son çeyreği itibarıyla toplam geniş bant abone sayısı 28,96 milyona ulaşmış olsa da, yeni müşteri kazanım hızındaki belirgin yavaşlama işletmecileri zorluyor. Fiber kapsama alanının ülke genelinde yüzde 80’i aştığı ve tam fiber bağlantı sayısının 12,39 milyona ulaştığı bir ortamda, şirketlerin “yüksek hızda müşteri kazanıp altyapı maliyetini hızla eritme” şeklindeki klasik planları suya düşmüş görünüyor. Alternatif ağ sağlayıcılarının şebeke kapsama alanı yıllık bazda yüzde 20 büyüyerek 2025 sonunda 19,7 milyon haneye ulaşmıştı. Ancak bu hızlı altyapı büyümesine rağmen, müşteri benimseme oranları beklentilerin altında kalıyor. Özellikle hanelerin halihazırda yeterli geniş bant hizmetine erişebildiği yoğun kentsel bölgelerde abone kazanımı oldukça sınırlı. Geleneksel bakır kablo tabanlı bağlantıların sayısı hızla azalırken, sabit kablosuz erişim hizmetleri toplam pastadan yalnızca yüzde 1’lik bir dilim alabiliyor. Uzmanlara göre sektör için üç farklı senaryo masada duruyor: ya doğrudan fiyat artışlarına gidilecek, ya cazip indirim kampanyaları rafa kaldırılacak ya da zincirleme iflaslar görülecek.
Küresel Fiber Fiyatlarında Rekor Artış
Birleşik Krallık’taki bu maliyet krizinin temelinde yalnızca yerel rekabet koşulları yatmıyor. Küresel ölçekte fiber optik kablo ve ekipman fiyatlarında yaşanan sert yükselişler de tabloyu ağırlaştırıyor. CRU Group verilerine göre, Çin G.562.D çıplak fiber fiyatları Kasım 2025 ile Ocak 2026 arasındaki kısa dönemde yüzde 80’in üzerinde artış gösterdi. Bu yükseliş, son yedi yılda ilk kez Çin fiyatlarının Avrupa ve Hindistan seviyelerini aşmasına neden oldu. Daha da çarpıcı olan ise, Mayıs 2025’ten bu yana G.652.D çıplak optik fiber fiyatlarındaki kümülatif artışın yüzde 400’ü aşması. Preform maliyetlerindeki yükseliş doğrudan optik fiber fiyatlarına yansırken, küresel fiyat endekslerinde keskin bir tırmanış yaşanıyor. Bu ekonomik gerçeklik, yalnızca Birleşik Krallık’ı değil, fiber altyapı yatırımlarını genişletmeye çalışan pek çok ülkeyi benzer şekilde etkiliyor.
Türkiye İçin Erken Uyarı Sinyalleri
Birleşik Krallık geniş bant pazarında patlak veren bu maliyet krizi, Türkiye’deki internet kullanıcıları ve sektör profesyonelleri için de önemli sinyaller taşıyor. Türkiye’de de gerek ana omurga sağlayıcıları gerekse alternatif işletmeciler, fiber altyapı yatırımlarını hız kesmeden sürdürüyor. Ülkemizde fiber abone sayısı son beş yılda iki katına çıkarak 9,8 milyon seviyesine yaklaşırken, toplam fiber optik kablo uzunluğu da 680 bin kilometrenin üzerine çıkmış durumda. Ancak küresel pazarda yaşanan donanım ve hammadde maliyetlerindeki artışlar, kaçınılmaz olarak Türkiye’deki servis sağlayıcıların da maliyet hanesini şişiriyor. Birleşik Krallık’ta görülen bu ekonomik tablo, ülkemizde şu anda tüketiciye sunulan uygun fiyatlı ve indirimli fiber internet kampanyalarının uzun vadede sürdürülebilir olmayabileceğini ve önümüzdeki dönemde benzer fiyat ayarlamalarının gündeme gelebileceğini gösteriyor. Kullanıcıların bu küresel eğilimi göz önünde bulundurarak bütçe planlamalarını yapmalarında fayda var.
